top of page
  • Yazarın fotoğrafıAv. Selin Özceviz Erbay

TEDBİR NAFAKASI

Tedbir Nafakası Nedir?


TMK md 169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen (taraflar talep etmemiş olsa da, hakimin gerekli görmesi durumunda kendiliğinden) alır. Bu önlemlerden bir tanesi tedbir nafakasıdır. Koşulları oluştuğu takdirde verilmesi zorunludur, eşlerin cinsiyeti ve kusur durumu bu nafakayı ödemek konusunda fark etmemektedir. Ayrıca lehine tedbir nafakasına hükmedilecek kişin davalı/davacı olması da önem arzetmez. Hem davalı hem de davacı tedbir nafakası talebinde bulunabilir.


Tedbir nafakasına hükmedilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları, gelir ve giderleri araştırılıp hiçbir kuşku bırakmayacak şekilde saptanmalıdır. Kural olarak tutukluluk, hükümlülük, akıl hastalığı, işsizlik ; nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; eşin eğer başka bir geliri veya paraya çevrilebilecek malı veya serveti varsa dava süresince tedbir nafakası vermekle yükümlüdür. Ancak eşlerin maddi güçleri birbirine yakınsa bu zorunluluk ortadan kalkar


Tedbir nafakasına hakim re’sen hükmeder, isteğe rağmen karar verilmemişse bozma sebebidir.Hakim istenilen miktardan daha fazlasına hükmedemez ve istenilen miktar belirsizse bunu taraflara açıklattırır. Tedbir nafakası bağımsız bir dava ile istenmişse bu davanın boşanma/ayrılık davası ile birleştirilmesi zorunludur.


Tedbir Nafakasında Süre


Nafakanın başlangıcı kural olarak boşanma veya ayrılık davasının açıldığı tarihtir. Ancak daha öncesinde dilekçeyle veya duruşma esnasında nafakanın istenmediği belirtilmiş daha sonrasında ihtiyaç oluştuğundan bahisle hükmedilmesi istenmişse tedbir nafakası istek tarihinden itibaren verilmelidir. Tedbir nafakasının süresi boşanma/ayrılık kararının kesinleşme tarihine kadardır.


Tedbir Nafakasının Miktarının Belirlenmesi


Hakim öncelikle taraflar arasında nafakanın miktarına dair bir anlaşma varsa onu dikkate almalıdır. Eşlerinin ikisinin de geliri araştırılmalı, mali gücü belirlenmelidir. Nafaka talep edilen eşin gelirinin az olması, nafakaya hükmedilmesine engel değildir. Hakim, ödeme gücüne ve iki eş arasındaki ekonomik durumun farklılığına göre uygun bir miktar nafaka ödenmesine hükmedebilecektir.


Tedbir nafakasının miktarının belirlenmesinde kural olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur. Bu konu, aile mahkemesi hakiminin bilgisi dahilinde kabul edilir. Hakim karar vermiş olduğu nafaka miktarını ileride tarafların ekonomik durumunun değişmesini göz önünde bulundurarak değiştirebilecektir.


Tedbir Nafaksında İşleyecek Faiz


İstek bulunması halinde, borç muaccel olup borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faize hükmedilebilir. Borç dava tarihinde muaccel ve muayyen olmadığından faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması isabetsizdir. ''...Ara kararı ile takdir edilen ve tedbir niteliğindeki nafakaya ara kararının verildiği tarihten itibaren kanuni faiz istenebilir.... '' (YARGITAY12.H.D.2002/12035Esas2002/13312Karar20.06.2002Tarih)



Çocuklara İlişkin Tedbir Nafakası


Hakim TMK md 169’a göre çocuklara yönelik geçici önlemleri de re’sen alacaktır. Bunlardan birisi tedbir nafakasıdır. Tedbir nafakasını çocuk kendisine bırakılmamış olan eş, çocuk yanında kalan eş yararına öder. Bu sebeple fiilen kalınan döneme özgü olarak dava tarihinden itibaren ödenir. Fakat tarafların ortak çocuğu davadan sonra doğmuşsa doğum tarihi başlangıç kabul edilir.


Tedbir Nafakasının Haciz Yoluyla Talep Edilmesi


Aile Mahkemesi hakimince lehine tedbir nafakası alacağına hükmedilen eş, ara kararda hükmedilen tutarın diğer eşçe ödenmemesi durumunda haciz yoluna başvurabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus alacağın İlamsız İcra takibine konu edilmesi gerektiğidir. Her ne kadar hukukun genel ilkelerine aykırı bir durum oluştursa da yerleşik uygulama bu yöndedir. İcra takibinin İlamlı İcra yoluyla başlatılması durumunda borçlu tarafından takibe itiraz edilebilir. Bu durumda haciz işlemlerinin gerçekleşme süresini uzatacak, alacaklının mağdur olmasına neden olacaktır.

Tedbir Nafakasını zamanında ödemeyen eşin maaşına ve banka hesaplarına başta olmak üzere taşınır ya da taşınmaz mal varlıklarına İcra Dairesi kanalı ile hacizler işlenebilir. Tüm bu işlemlerin gerçekleşmesi için dilekçe ile talepte bulunulması elzemdir.


Tedbir Nafakasının başlangıç tarihi ve ne süre ile devam edeceği hususları hem alacaklı hem de borçlu için oldukça önem arz eder. Tedbir Nafakasının hangi tarihten itibaren başlayacağı duruşma sırasında hakimce belirtilmemiş ise söz konusu alacağın başlangıç tarihi olarak dava tarihi kabul edilir. Ancak alacağa uygulanacak faizin başlangıç tarihi ise nafakaya ilişkin ara kararın kurulduğu tarih olacaktır.


Tedbir nafakasına ilişkin ara karar ilam olmadığı gibi, İİK’nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden de değildir. Dolayısıyla ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olmadığından ilamlı takip konusu yapılamaz. Mahkemece takip tarihindeki durum ve dayanak belge nazara alınarak, kısa karara dayalı olarak ilamların icrası yolu ile takip başlatılmayacağı ve icra emri gönderilemeyeceği hususu res’en gözetilerek, icra emrinin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. (12. HD 2018/5079 E. 2019/810 K.)



Son Yazılar

Hepsini Gör

ความคิดเห็น


Yazı: Blog2_Post
bottom of page