top of page
  • Yazarın fotoğrafıAv. Selin Özceviz Erbay

MİRASTAN MAL KAÇIRMA (MURİS MUVAZAASI)

Muvazaa Nedir?


Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla aralarında gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli olmasına rağmen, kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. Mesela, mirastan mal kaçırmak amacıyla üzerindeki taşınmazları üçüncü kişilere tapuda satış yoluyla devreden miras bırakanın yapmış olduğu bu satış işlemi muvazaalıdır. Çünkü, tarafların yaptığı satış işleminin amacı mirastan mal kaçırmayı gizlemektir. Bu nedenle, görünüşte yapılan satış işlemi de tarafların kendi aralarında gizli olarak yaptıkları sözleşme de geçersizdir.


Bir işlemin muzazaalı kabul edilmesi için üç şart aranmaktadır;

- Tarafların gerçek amaçları ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uyumsuzluk olmalı,

- Üçüncü kişileri aldatma amacı olmalı,

- Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları gerekmektedir.


'Muris muvazaası’ (mirastan mal kaçırma), hukuken nitelikli (nispi) muvazaa olarak ifade edilmektedir. Nitelikli muvazaada iki işlem vardır: Birincisi örünüşteki işlem, ikincisi ise gizli işlem. Taraflar bu iki işlem yoluyla üçüncü kişileri aldatmayı amaçlamaktadırlar. Görünüşteki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmaz. Örneğin, bağışlanmak istenen mal, satış işlemi ile devredilerek üçüncü kişiler aldatılmak istenmektedir. Muvazaalı işlemlerde tarafların gerçek iradesini görünüşte yapılan işlemler değil, gizli işlemler yansıtmaktadır. Örneğimizde bağışlama işlemi gizli işlemdir.


Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma)


Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Miras bırakan gerçekte bağışlamak istediği mallarını satış karşılığında devretmiş gibi göstererek mirasçılarının ilerde tenkis davası açmasını önlemek istemektedir. Mirastan mal kaçırma davası, muvazaanın dört unsurunun olup olmadığına bakar.

  • Görünüşteki işlem (sözleşme),

  • Muvazaa anlaşması,

  • Üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı,

  • Gizli sözleşme.


Görünüşteki İşlem Nedir?


Görünüşteki işlem uygulamada satış, bağışlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak karşımıza çıkar. Bu işlemler miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla aslında gerçek iradelerine uygun olmayan, taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmayacak şekilde yapılan işlemlerdir. Örneğin, mirastan mal kaçırmak için herhangi bir kimseye tapuda bir evini bağışlamış gibi devreden miras bırakanın amacı, saklı pay sahiplerinin ileride dava açmalarını engellemektir. Burada görünüşteki işlem bağışlamadır.


Muvazaa Anlaşması Nedir?


Muvazaa anlaşması, görünüşteki işlemin sadece mirasçıları aldatmak için yapılması hususunda miras bırakan ile üçüncü kişinin anlaşmasıdır. Taraflar, mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan görünüşteki işlemin kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayacağı hususunda anlaşırlar.


Mirasçıları Aldatma Amacı Nedir?


Muris muvazaasının diğer bir unsuru da yapılan işlemin, yani tarafların görünüşte meydana getirdikleri sözleşmelerin mirasçıları aldatma amacıyla yapılmasıdır. Tarafların (miras bırakan ve üçüncü kişi) mirasçıları aldatma amacı yoksa, eğer muvazaa anlaşması başka bir amaçla yapılmışsa, yapılan işlemle ilgili mirastan mal kaçırma davası açılamaz.


Gizli Sözleşme Nedir?


Miras bırakanın gerçek iradesini yansıtan ve görünüşteki işlemin ardına gizlenen sözleşmedir. Örneğin, mirasbırakan malını bağışlamak istemekte fakat mirasçıları aldatmak amacı ile bunu satış sözleşmesinin ardına gizlemektedir. Gizli sözleşme (bağışlama) aslında tarafların gerçek iradesine uygun olduğundan kural olarak geçerlidir. Burada gizli sözleşmenin şekil şartına bağlı olup olmadığı önem taşımaktadır. Gizli işlem tapusuz taşınmazlarda ve taşınır mallarda şekle bağlı değildir. Ancak tapulu taşınmazlarda resmi şekil şartına bağlı olduğundan ve ‘gizli sözleşmede’ bu şekle uyulmadığından geçersiz olmaktadır.


Kimler Muris Muvazaası Davası Açabilir?


Saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen her mirasçının bu davayı açabilir ve muvazaayı her türlü delil ile ispatlayabilir. Bu davayı yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar veya evlatlıklar da açabilir. Ancak bu davayı mirası reddeden, miras hakkından feragat eden ve mirastan çıkarılan kişiler açamaz.


Bu davayı mirasçılardan her biri tek başına açabilir. Terekenin iştirak halinde olması buna engel değildir ve her bir mirasçı kendi payı oranında Tapu İptal ve Tescil Davası açabilir. Ancak burada mirasçı kendi payı oranında değil de taşınmazın terekeye dönmesini istemişse dava dışı diğer mirasçıların da olurunu almak ya da temsilci ile davaya devam etmek zorundadır.


Mirasçı olmayan kişilere karşı açılan vekalet görevinin kötüye kullanılması, hile vb. nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil davaları miras payı oranında açılamaz, tüm mirasçıların davaya dahil edilmelidir. Ancak, mirasçıların kendi aralarında açılacak davalar, bu halde tereke paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan, miras payı oranında açılabilir.


Mirastan Mal Kaçırma Davasında Zamanaşımı Süresi


Bu dava, zamanaşımı veya herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.





7 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page