top of page
  • Yazarın fotoğrafıAv. Selin Özceviz Erbay

EVİ SATACAĞIM EVİ BOŞALTIP TAŞININ LÜTFEN

Kirada oturanlar zaman zaman bu sorun ile yüzyüze gelebilir. Özellikle kiralarda belirgin artışlar yaşandığı dönemlerde ev veya çatılı iş yeri sahipleri mülklerinin kira getirisinin emsallerine göre düşük kaldığı fikrine kapılırlar ve kira bedelinde artırım yapabilmek için kiracılarda bir takım baskılar oluşturmaya çalışırlar.


Bu yazımızda; kendisine ''taşınmazı satacağım taşınmazdan çık'' ya da ''taşınmazın yeni sahibi benim taşınmazdan çık'' gibi taleplerle başvurulması durumunda kiracının faydalanabileceği hukuki imkanları derlemeye çalıştık.



Borçlar Kanunu MADDE 351'i inceleyelim;

MADDE 351-


Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.


Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.



Görüleceği üzere kanun koyucu yeni malikin, kiracı ile eski malik arasında akdedilen kira sözleşmesinin yeni bir tarafı olduğunu, sözleşmenin geçerliliğini koruduğunu kabul etmiş ve kiracılı bir taşınmazı satın alan kişiye iki seçimlik hak tanımıştır. Bunlar;


- Taşınmazı satın aldıktan sonra bir ay içerisinde durumu kiracıya tebliğ ederek 6 ay içerisinde evi tahliye etmesini aksi takdirde bu süre sonunda tahliye davası açacağını ihtar edebilir. 6 ay geçmeden ve ihtar sürelerine uyulmadan yeni malik, tahliye davası da açamayacaktır.

- Veya Kira Sözleşmesinin süre bitiminden itibaren 1 ay içerisinde tahliye davası açarak kiracıyı yeni aldığı taşınmazdan tahliye ettirebilir. Burada da yine yeni malikin taşınmazı kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kullanmak zorunda olduğunu ispat etmesi beklenir.


Görüldüğü üzere her iki seçenekte de yeni malikin; yeni almış olduğu mülkte barınma ya da iş yeri olarak kullanma ihtiyacını ispat etmesi beklenmektedir. Bu ihtiyaç kendisinin, eşinin, altsoyu veya üstsoyunun olabilir. Aksi halde yeni malik kira sözleşmesini sona erdiremez ve kiralananın tahliye edilmesini isteyemez.


Yeni malik bu iki seçimlik haktan hangisi lehineyse onu kullanabilir. Bahse konu tahliye davası Sulh Hukuk Mahkemesinde açılacak olup durumun şartlarına göre bir yıl ve daha fazla sürebilmektedir.


Yeni malik birinci seçeneği tercih etmesi halinde dikkat etmesi gereken nokta bahsedilen ihtarın kiracıya bu bir ay içinde tebliğ edilmiş olmasıdır. Bir ay içinde noter kanalıyla ihtarı çekse bile bu süre içerisinde kiracının eline ulaşmayan ihtarlar geçerli sayılmaz.


Tahliye davası için yeni malik kiralanan taşınmaza olan ihtiyacını kanıtlamak zorundadır. İhtiyacını kanıtlayamadığı takdirde davası red olunacaktır.


Ayrıca daha önce ihtiyaç nedeniyle tahliye davası reddolunan yeni malik ortaya yeni çıkan ihtiyaç nedeniyle tekrardan tahliye davası açabilir.


Bir diğer ayrıntıysa yeni malikin ödenmeyen kira bedellerine dayanarak tahliye davası açabilmesi için taşınmazı iktisap ettiğini ve kiraların kendisine ödenmesine dair kiracıya ihbar göndermesi gerekmektedir. Aksi halde davası red olunacaktır.


Bu tür davalarda ve işlerde süreler çok önemlidir. Uzman olmayan bir kimsenin bu detaylara vakıf olması beklenemeyeceğinden mutlaka bir avukata danışarak hareket etmenizi öneriyoruz. Özceviz Erbay Avukatlık Bürosu olarak kira sözleşmeleri ile ilgili hukuki problemlerle karşılaşan danışanlarımızın her türlü sorununa cevap veriyoruz.




50 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


Yazı: Blog2_Post
bottom of page